01.10.2007 | SERVO MOTORLAR...
20 yıldır Türk sanayisine hizmet veren, dünya kalitesini ülkemizle buluşturan, DC Motor alanında bir çok eksikliği kapatan Femsan, bu deneyimini teknolojiye dönüştürerek bir ilke imza attı; Türkiye'nin ilk yerli Servo Motorunu üretti. Sunduğu teknik destekle kusursuz bir hizmet vermeyi amaçlayan Femsan, ülkemize tanıştırdığı dünya kalitesindeki Elektrik Motorları ve üstün deneyimiyle ürettiği Servo Motorlar ile kesintisiz ve hatasız üretim yapmak isteyen sanayilerin hizmetinde olmaya devam ediyor. Test aşamaları tamamlanan ilk Servo Motor tipi 5,5 kW gücünde ve 1500 rpm hızda olacaktır. Sanayiciye sunulması planlanan diğer bir tip ise 2,2 kW gücünde ve yine 1500 rpm hızında. Femsan'ın en yakın hedefi yeni yılın başlangıcı ile bu motor tiplerini pazara stoktan teslim edebilir hale gelmektir. Zaman içerisinde bu motor tiplerinde ürün çeşitliliğine gidilecek ve 1,1 kW - 15 kW güçleri arasında yerli Servo Motorlar sürücüleri ile birlikte sanayicilerin kullanımına sunulacaktır.
26.08.2008 | FEMSAN, BMC’nin Elektrikli Otobüs Projesinde Motor Tedarikçisi Olma Yolunda...
Küresel pazardaki gelişmelere paralel olarak BMC’de elektrikli otobüs üretmek için kolları sıvadı. Bu bağlamda, projenin en önemli unsuru olan elektrik motorunun yerli olarak FEMSAN’dan tedarik edilmesi planlanıyor.

Fosil yakıtlara ait kaynakların tükenmekte olduğuna dair öngörüler ile akaryakıt fiyatlarındaki son dönemde gözlenen artışlar firmaları değişik projelere yönelmeye zorluyor. Dünyadaki pek çok araç üreticisi akaryakıt haricindeki alternatif enerji kaynakları için çalışmalar yürütüyor. Bunlar arasında çevre dostu da olduğundan dolayı elektrik enerjisi en popüler olanı. Bilindiği üzere büyük otomobil üreticileri hem yakıt hem de elektrikle çalışan melez araçları piyasaya sürmüş durumda. Bu teknolojinin daha da geliştirilmesi için çalışmalar yürütülüyor. Bu yılın Nisan ayında Hannover’de düzenlenen sanayi fuarında Toyota araçlarda kullanılmak üzere tasarlanmış 200 kW gücündeki elektrik motorunu tanıttı bile. Şu ana kadar bu segmentte kullanılan ortalama güçlerin 40 kW civarında olduğu düşünülürse bu oldukça önemli bir gelişme.

Otomobil piyasasındaki bu gelişmelere otobüs üreticileri de kayıtsız kalamadı ve elektrik enerjisinin de kullanıldığı otobüsler üretmek için kolları sıvadı. Elektrikle çalışan araçlarda en önemli aksam olarak elektrik motoru ve bunu kontrol eden sürücüsü kabul ediliyor. Araca ait diğer aksamlar büyük oranda mevcudiyetini korumakta iken taşıt imalatçılarını en çok elektrik motorunun tedariki düşündürüyor. Motorun verimliliği enerji tüketimi ile doğrudan ilintili olduğundan bu alandaki en küçük teknolojik gelişme dahi önemseniyor. Bunun haricinde, elektrik motorunun kalitesi ve problemsiz çalışma süresinin uzunluğu aracın kalitesi yön veren en önemli etken haline geliyor.

Temsa halen yabancı bir motor üreticisi ile elektrikli otobüs projesinin motoru için görüşmelerini sürdürüyor. BMC ise yerli kaynaklara ve Türk mühendislik bilgisine güvenerek farklı bir yol seçti ve elektrik motorunun tedarikinin iç pazardan karşılanmasına yönelik ilke kararı aldı Bu kararın hayata geçirilebilirliğini ölçmek amacıyla da halen Türkiye’nin en büyük DC Motor imalatçısı olan Femsan ile görüşmelere başladı.

BMC’de bu yılın başından itibaren elektrikli otobüs projesine hız verilmiş durumda, hatta bu projeyi yürütmek için firma bünyesinde ayrı bir bölüm dahi oluşturulmuş. BMC yetkilileri elektrikli araçlarda en çok bilinen ve kullanılan klasik elektrik motor çeşidinden farklı olarak değişik teknik özelliklere haiz bir motor çeşidi üzerinde duruyorlar. Bu yeni motor tipinin geliştirme ve imalat safhalarının Femsan tarafından üstlenilmesi planlanmakta. BMC ve Femsan yetkilileri ticari sır kapsamına girdiğinden dolayı yeni motor tipi ile ilgili teknik detayları kamuoyu ile paylaşmayı henüz düşünmemekteler. Projenin başarı ile tamamlanması neticesinde Türkiye çok önemli bir sanayi alanında dışa bağımlılığından kurtulmuş olacak. Ülke stratejisi açısından ise projeye ait asıl faydaların uzun dönemde askeri alanda ortaya çıkacağı öngörülmekte.
10.09.2008 | Sanayicinin Yerli Motor Kullanma Israrı Ülke Ekonomisine Katkı Sağlıyor
Elektrik Motorları sanayicinin yumuşak karnı. İmalatı sağlayan ana unsur olan elektrik motorlarında herhangi bir arıza yaşanması halinde büyük üretim kayıpları yaşanabiliyor.

Böylesi durumlar da elektrik motorlarına stratejik önem atfediyor. Şüphesiz her sanayicinin en büyük arzusu problemsiz ve kesintisiz imalat yapmak. Ne yazık ki gerçek hayatta bunu sağlamak pek mümkün olmayabiliyor. Pek çok sebepten dolayı elektrik motorlarında ortaya çıkan arızalar firmalarda üretime ara verilmesine, dolayısıyla da büyük ekonomik kayıpların yaşanmasına sebep oluyor. Motoru, yeni veya tamir edilmiş olarak derhal ikame etmeye çalışan sanayici sorununa kısa sürede çözüm bulamaz ise zararı katlanarak büyüyor.

Tam bu noktada ise elektrik motorunun hangi kaynaktan tedarik edildiğinin önemi ortaya çıkıyor. Eğer motor yurtdışından tedarik edildiyse problemin ve ekonomik kaybın derecesi çığ misali büyümeye devam ediyor. Türkiye’de faaliyet gösteren distribütör veya satıcıların tamamı işin sadece satış/pazarlama ayağında var olduklarından daha önce mal sattıkları müşterilerinin bu tür acil ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalıyorlar. Benzer durumlarla sıklıkla karşılaşan sanayici çareyi yerli elektrik motoru kullanmakta buluyor. Hatta eğer talep ettiği motor yurtiçinde üretilmiyorsa o motoru üretme potansiyeli olan firmalara destek dahi sağlayabiliyor.

Son dönemlerde FEMSAN Elektrik Motorları bu durumu çok iyi izah eden 2 somut örnek yaşadı. Ülkemizin önde gelen Kablo imalatçılarından olan Pamukkale Kablo, bakır tel haddeleme makinesindeki 375 kW DC Motorunda problem yaşadı. Motor yurtdışı menşeliydi. Üretimdeki aciliyet gereği motora çok kısa sürede ihtiyaç duyan firma, problemli motorun tamiratı için FEMSAN ile görüşmelere başladı. Müzakereler esnasında benzer tip DC Motorların Türkiye’de üretilebilme konusu da masaya yatırıldı. Bu büyüklükteki DC Motorların fabrikası için stratejik öneme sahip olduğu kararını veren, dolayısıyla da uzun vadeli düşünen Pamukkale Kablo yetkilisi Ahmet Kavaklıoğlu, 250 Gövde (285 – 375 kW) büyüklüğünde DC Motorların yerli olarak FEMSAN bünyesinde imal edilebilir hale gelinmesi için FEMSAN’a mali ve teknik konularda destek verdi.

Yukarıda bahsi geçen olay 2006 yılının ikinci yarısında yaşandı. Günümüzdeki durum ise şöyle; aradan geçen sürede FEMSAN, 250 mm. eksen yüksekliğine sahip olan 285 – 375 kW arası güçlerdeki DC Motoru standart üretim programına ekledi ve ülkemizdeki pek çok sanayicinin üretim sürecinin aksamamasına sebep oldu. Bu sayede, Türkiye önemli sayılabilecek bir üretim aracını yerli kaynaklardan temin edebilir hale geldi. Olayın gelişmesi bununla da sınırlı kalmadı. FEMSAN, gerçekleştirmekte olduğu yurtdışı pazarlama çalışmaları sürecinde Alman bir firmanın DC Motorlar konusundaki ana tedarikçisi oldu. Sonuç itibari ile Ahmet Kavaklıoğlu’nun sahip olduğu geniş vizyon sayesinde bugün Almanya’da Türk malı DC Motorlar kullanılmakta. Ayrıca, Ahmet Bey artık fabrikasındaki motorlar için endişelenmiyor.

İkinci örnek ise savunma sanayinde yaşandı. İmzalanan gizlilik anlaşması gereği detaylar kamuoyu ile paylaşılamamakla birlikte olay ana hatları ile şöyle gelişti; bu sektörde faaliyet gösteren bir firma üstlendiği bir modernizasyon işi için 24 V. DC Motora ihtiyaç duymakta idi. Önce, orijinal ekipmanın üzerindeki motor imalatçısı ile temas kurdu. Amerikan firmanın fahiş fiyat ve çok uzun teslim süresinin vermesinin ardından yüklenici firma yerli imkânları araştırmaya başladı. Bu kapsamda da FEMSAN ile görüştü. Üretim gamında olmamasına rağmen FEMSAN aynı değerlerdeki motorun sorunsuz olarak üretilebileceğinin garantisini iş sahibi firmaya vermesinin yanı sıra finansal koşulların da karşılanmasının ardından imalata geçildi. Üretim ve test süreçlerinin problemsiz tamamlanması ile birlikte ülkemiz savunma sanayi bir malzemesini daha yurtiçi kaynaklardan temin imkânına kavuştu.

Bu örnekte de olay tek boyutu ile kalmadı. FEMSAN yine kendisi için yeni olan bu ürünü standart üretim programına ekleyerek müşterilerini bilgilendirdi. Piyasadan gelen geri bildirimler ise çok ilginçti. Buna göre, aynı tip DC Motorlar gemi ve yat inşa sektöründe, her tür ağır hizmet tipi mobil araçlarda, hidrolik pompalarda, test ekipmanlarında, mobil platform ve vinçlerde çokça kullanılmakta idi. Talebin tamamı yüksek fiyatlarla yurtdışından sağlanıyordu. Günümüzde bu alanlardaki ihtiyaçlar için artık yurtdışına döviz transferi yapılmıyor. Hedef ise bu tip DC Motorlarda dünya pazarının büyük tedarikçilerinden biri olmak.

Örneklerden de anlaşılacağı üzere Türkiye’de üretim kapasitesi hem yüksek hem de çeşitlilik arz ediyor. Gerekli koşullar ve kolaylıklar sağlandığı takdirde amaçlanandan daha yüksek katkı ülke ekonomisine sağlanabiliyor.